Zihinsel Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Çığlığını Dinliyoruz

08.08.2026 - 12:41
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Klinik psikolog Murat Abaoğlu’nun konuşması, günümüzün dijital bombardımanına maruz kalınan herkesin başından geçen bir gerçeklik gibi. Sokağın içinde, telefonun şarjı bitiyken bile bir mesaj geldiği an, zihnimizdeki enerji bir yığın haline geliyor. Abaoğlu, bu durumun sadece bireysel değil, toplumsal bir sorunumuz olduğunu belirtti. Ek olarak, bu yorgunluğun profesyonel destekle ele alınması gerektiğini vurguladı.

İlk olarak, “Artık düşünmek bile ağır geliyor, hocam” diye yanıt veren danışanlar, bu yeni çağın en sessiz sıkıntısından şikayetçi. Klasik bir “düşünmek” eylemi, artık bir yük gibi hissediliyor. Abaoğlu, bu durumun bilişsel kapasitenin aşırı kullanımının bir sonucu olduğunu söyledi. “Siz de hissediyor musunuz, bakın…” diye sordu, izleyiciyi hemen içine çekti.

İkinci açıdan bakarsak, dijital dünyanın sürekli uyarıcı bombardımanı, insan zihnini görünmez biçimde tüketiyor. Telefon, bilgisayar, tablet… Hepsi aynı anda açılıyor. Bu da insanların beynini sürekli bir çakışma içinde tutuyor. Sıradan bir gün, “sadece bir e-posta kontrol ettim” demek bile bir mücadele. Her bir mesaj, bir “kısa” düşman gibi.

Üçüncü bir bakış açısı, “Sorumluluklar artıyor, hayat sıkışıyor” diye bildiren Abaoğlu’nun sözleriyle şekilleniyor. Toplumda, “Çalış, çalış, çalış…” bir mantra var. Ama bu mantra, zihinsel yorgunluğa sebep oluyor. “Bu, bir tükenmişlik hali değil mi?” diye sordu, yani bir soru diye. Geri dönüldüğünde, cevap basit ama derin: “Evet, elbette.”

Dördüncü olarak, bu yorgunluğun, bireylerin günlük yaşamlarını nasıl etkilediği konusunda somut örnekler verildi. “Bir sabah uyanıp, evden çıkarken bile zihinsel bir yorgunluk hissediyorum” diyerek, gerçek bir gözlemi paylaştı. Aynı zamanda, “Müşteriyle konuşurken, beynim kapalı gibi” diye de ekledi. Bu bir çarpı, bir işaret. “Buna zaman ayırmak lazım, değil mi?” diye sordu.

Beşinci, Abaoğlu’nun terapi sürecinde sıkça duyduğu ifadeler üzerinden ilerleyelim. “Bugün çok yoruldum, düşünmek bile zor” şeklinde bir söz, birçok kişinin deneyiminden söz ediyor. Bu da bir yorgunluk halinin doğal bir yansıması. “Bu kadar sık tekrar ediyor, merak ettiniz mi?” diye sorarken, gerçek bir sır açığa çıktı.

Altıncı olarak, bu yorgunluğun, toplumun genelinde nasıl bir etkisi olduğu konuşuldu. “Her gün biraz daha fazla” diyerek, bu durumun kaçınılmaz olduğunu gösterdi. “Siz de fark ettiniz mi?” diye hatırlatıldı. Böylece, kimse tek başına kalmadı, çünkü herkesin içinde aynı hissiyat var.

Sonunda, Abaoğlu’nun belirttiği belirtiler arasında, yorgunluk, konsantrasyon eksikliği, karar vermede güçlük, uyku sorunları gibi unsurlar yer alıyor. Hepsi birlikte, modern insanın başından geçen bir “sessiz” kriz gibi. “Gelecekte bu durum nasıl dinlenecek?” diye sordu, okuyucuya bir soru fırlattı. “Bakalım, ne olur bakalım?”

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap