İBB Davası 68. Gün: Ruşen Çakır Savunmasında Şok Açıklamalar Yaptı
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi Silivri’de, İBB Davası’nın 68’inci günü, 53 tutuklu 414 sanıklı dava akşam saatlerinde yeni açılan duruşma salonunda devam etti. Genellikle sakin bir mahkeme ortamı, aniden şiddetli bir savunma ile gürültüye döndü; Ruşen Çakır, Medyascope Genel Yayın Yönetmeni, hakim karşısında sokağa çıktığında bile utangaçlığına rağmen gözlerini açtı. Büyüme, 40 yıl süren gazetecilik kariyerinden bahsederek, “parayla haber yapacak kadar şerefsiz olsam da, para veren insan içeri girdiğinde korkumdan ağzımı açmam” dedi.
Çakır, “Kürt meselesi, İslamcılık, Alevilik gibi zor konularda yıllarca çalıştım ve bir kere bile yargılanmadım” diyerek, Kandil’de Duran Kalkan’la röportaj yaptığını, ifadesinin alınmadığını ancak şu anki suçlamayı abes tanımladığını söyledi. “Bu benim çok ağrıma gidiyor, 40 yılımda bana böyle bir şey yapılması büyük bir adaletsizlik” diye ekledi. O, Ekrem İmamoğlu ile ilgili hazırladığı yayınların çoğunun eleştirildiğini vurguladı; “eğer zahmet edip baksaydılar onu görürlerdi” demişti.
Zam Haber’in sahibi Alican Ayvataş, “15 Ağustos 2025’te gözaltına alındım, sosyal medyada yapılanması adı altında” diyerek, “halkı kin ve nefrete sürükleme” suçundan yargılandığını açıkladı. 4 gün emniyette kaldıktan sonra ikinci gün ifade verirken, “Zam Haber’le alakalı sorular sorulmuştu” diye seslendi. Ayvataş, “Fikir Koli Dijital Medya ile mi konuşmalıydım yoksa Alican olarak mı” diye karışık bir duruma girdi. Bu durum, “ABES SUÇLAMAYLA KARŞI KARŞIYAYIM” ifadesiyle özetlendi.
Murat Ongun’un polis ifadelerinde, “Meşe” adlı gizli tanığın adı geçerken, Çakır’ın da bu tanıkla ilişkisi olduğu iddia edildi. Çakır, “Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı ile 18 kez buluştuğum, Galatasaray maçına gittiğim gibi iddialar gerçek dışı” diyerek, “görünüm veren buluşmalar”ın gerçek olmadığını savundu. Ayrıca, “Galatasaray maçına gitmekle suç işlemeyi” iddia edenlerin, “kendi sosyal hayatı olmayan ancak Galatasaraylı olan birisini suçlamaya çalıştığını” belirtti.
Sonuç olarak, 68’inci gün, savunma ve iddialar arasında bir gürültü yarattı; Ruşen Çakır ve diğer gazeteciler, “gözaltında ve tutuklamada” kalmanın bir kısmını kabul ederken, “parayla haber yapacak kadar şerefsiz olsam da” sözüyle hafizlerini yaktı. Peki, bu davanın sonu nasıl bitecek? Gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber

