Pazartesi, 05 Ekim 2026

Medyamız olmayan otomobil devini Türkiye’ye getirdi

3 dk okuma 0 yorum

Alman otomobil devinin Türkiye’de “gelişi” haberleri, gündemicizi çalkalttı. HalkTv, Haber7, Cumhuriyet, GZT, Sözcü, Yeni Akit gibi yaygın platformlar, “Alman otomobil devi Türkiye’ye geliyor” başlığıyla dalga geçer gibi alabora haberler yaydı. Rakipleri, “Avrupa tip onayları alındı” ve “binlerce araç teslim edildi” vurgulayarak, otomobil üretiminin başlar başlamadı. Ne yazık ki, gerçekte böyle bir otomobil devi yok. Siegfried Marcus diye bir marka yok; 1870’de benzinli ilk aracı yapan Avusturyalı mucit, bugün sadece antika müzesiyle tanınıyor. Özgür Baklan’ın sözleriyle dolu bu haber, 14 Ağustos’da ANKA ve DHA’nın ardı ardına yayılan bir haberle başladı. Baklan, Almanya’da doğmuş, BAKTAT adlı gıda toptancısı ailesinin yöneticisi, “Siegfried Marcus Automobile’nin en büyük hissedarı ve kurucu ortağı” olduğunu iddia etti. Yüz milyonlarca € yatırımdan, Avrupa’da üç üretim bölgesi, Türkiye’de ise teknik ve ticari görüşmelerden bahsetti. İstanbul’daki şirketi “Özgür Baklan Global Otomotiv” adıyla, 4 Ağustos’ta “Siegfried Marcus Global Otomotiv” olarak değiştirdi. Caddebostan’da bir daire adresi verdi. Siegfried Marcus Deutschland GmbH’yi arayınca sadece “marcuscar.com” siteyi buldum; site, sadece telefon ve “Sipariş” butonlarını gösteriyor. Ben telefon açtım, gazeteci olarak tanıttım, test sürüşü istediğimi söyledim. Hâlâ araç yok, “Çin’de üretilen beş bin araç Asya’da dolaşıyor” diye yanıt verdiler. “Himalayalar” diyip, Himalayalarda var mı da var mı diye sormuş, cevap “bilinmiyor” oldu. Hâlâ tek veri, Türkiye’de çıkan “Alman otomobil devi” haberleri. Görünen o ki medya, olmayan bir otomobilin pazarlanması için kullanılmış; şüpheyi yok saymış, kaynak araştırmamış. Özgür Baklan’ın açıklamasını yayımlayan mecralar hiç soru sormamış, kuşku duymamış. Ne şirket araştırılmış ne de otomobil. Bu, gazetecilikte şüphe ve soru sormanın esas olduğunu gösteriyor.

İşte devamı… Habaş’ın yerli otomobil planı 2021’te başlasa da, 2026’da üretime başlanacağı iddiaları da 2 yıl geçtikten sonra yeni bir rötarla gündeme döndü. Habaş’ın, Gebze’de Honda’dan devraldığı fabrika ile yerli hibrit araç üretmesi planı, “Ferrari” gibi dev markaların tasarımcısı Frank Stephenson’un görev almasıyla daha da abartıldı. Emre Özpeynirci, bu haberleri temkinli yazar, “İki yıldan fazla süre geçti, üretim 2026’da başlıyor” diyerek, gerçekliği sorguladı. 2021’de “Habaş, yerli hibrit araç üretmeye hazırlanıyor” yazısı, beş yıl sonra hâlâ ortada yok. Bu da, haberlerin geçmişi hatırlatmadan sadece yetkililerin sözlerine dayanarak yazılması gerektiğini gösteriyor.

Diğer yandan, Türkiye’nin yerli otomobil hevesiyle ilgili haberler de hızla yayıldı. TOGG’a rakip yerli geri sayımı, Habaş’ın fabrikası, BMW, Ferrari ve McLaren gibi dev markaların isimleriyle dolu haberler; hepsi şüphe unsuru olmadan yayımlandı. Bu tür haberlerde doğruluğu teyit etmeden yayımlamak, medyayı yanıltıyor.

Gazetecilikte doğruluk, şüphe ve sorumluluk el ele gitmeli. Özgür Baklan’ın “Siegfried Marcus” iddialarının arkasında gerçek bir marka yokken, medya, bir söylentiyi büyük bir kampanyaya dönüştürdü. Bu, halkın otomobil sektörü hakkındaki doğru bilgilere ulaşmasını engelledi.

Bakalım bundan sonra ne olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

A

admin, Tekno Gözlem haber merkezinde görev yapan muhabir. Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeleri takip ederek okuyucuya aktarıyor.

admin yazarının 543 haberi →

Yorum Yap

deneme bonusu