Pazartesi, 05 Ekim 2026

Ağrıyan bölgeye aldanmayın! Asıl neden bambaşka bir yerde olabilir – Sağlık Haberleri

2 dk okuma 0 yorum

Prof. Dr. Koca, miyofasiyal ağrının vücuttaki hemen her kas grubunda ortaya çıkabileceğini belirterek, boyun, sırt ve bel bölgelerinin en sık etkilendiğini ama aynı zamanda omuz, kalça, uyluk, baldır, kol ve önkol gibi alanlarda da görülebileceğini vurguladı. Örneğin, kalçada piriformis kasındaki bir tetik nokta siyatik benzeri ağrıya, baldır kaslarındaki tetik noktalar ise bacağa yayılan ağrıya yol açabiliyor. Dirsek çevresinde oluşan miyofasiyal ağrı ise tenisçi dirseği ile karıştırılabiliyor. Burada önemli olan, ağrının bulunduğu bölgeye değil, ağrıyı oluşturan mekanizmaya bakmaktır.

Boyun veya bel ağrısıyla başvuran hastaların MR’larında fıtık ya da dejeneratif değişiklikler saptanabilir; ancak Prof. Koca, MR’da fıtık görülmesinin ağrının gerçek nedeninin mutlaka fıtık olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Belirgin sinir basısı ve nörolojik bulgular yoksa miyofasiyal ağrı mutlaka değerlendirilmelidir. Fıtık ve miyofasiyal ağrı aynı hastada birlikte bulunabilir, bu yüzden ağrının kaynağı netleştirilmeden gereksiz girişimsel işlemler veya cerrahi tedaviler planlanmamalıdır.

Miyofasiyal ağrı tedavisinde tek bir yönteme bağlı kalınmamalı; hastanın kas yapısı, postürü, hareket biçimi, eklem fonksiyonları, fasya dokuları ve günlük yaşamındaki yüklenmeler birlikte değerlendirilmeli. Uygun hastalarda nöral terapi, kuru iğneleme, proloterapi, akupunktur, ESWT, lokal ozon, kuru kupa, Graston, kinesio bantlama ve manuel terapi gibi yöntemler kullanılabilir. Ayrıca germe, gevşeme ve uygun egzersizler tedavinin önemli parçalarıdır. Amacımız, yalnızca ağrıyı geçici olarak azaltmak değil, ağrıyı sürdüren mekanizmayı ortaya çıkarmak ve mümkün olduğunca ortadan kaldırmaktır.

A

admin, Tekno Gözlem haber merkezinde görev yapan muhabir. Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeleri takip ederek okuyucuya aktarıyor.

admin yazarının 543 haberi →

Yorum Yap

deneme bonusu